sağ üst

Giriş

 

Psikodrama Yaşantı Grupları Eylül'de Başlıyor!

NEDEN PSİKODRAMA GRUP YAŞANTISI?
   Psikodrama, bireyin grup içinde kendisi ile ilgili gerçekleri oyun ve rol oynama aracılığı ile yeniden keşfetmesidir. Psikodrama, kişinin kendini tanımasına, başkalarını anlamasına, ilişkilerinin kalitesini artırmasına, öfkesini boşaltmasına, yapamadıklarını yapmasına, söyleyemediklerini söylemesine, yeni davranışlar denemesine fırsat yaratır. Kişisel engellerden kurtularak daha başarılı, üretken ve esnek olmayı kolaylaştırır. Psikodrama grup yaşantısı, bireylere bir gruba ait olma, değerli hissetme, özverili olma, güven duyma ve anlaşılma gibi kazançlar sağlar.
Yaşamdaki duruşunuzu, hedeflerinizi ve iletişim biçimlerinizi incelemek, korkularınızla yüzleşmek, kabul edebilmek, affedebilmek, kendinizi anlatmak, cesaretinizi artırmak, var olduğunuzu hissetmek ve içinizdeki gücü ortaya çıkartmak için kendinize bu şansı verin. 
 
İÇERİK:
    Psikodramanın kısa tanıtımı ile başlar. Isınma, oyun ve paylaşım aşamalarından oluşur. Isınma bireyin iç dünyasının harekete geçmesi için gereklidir. Bu aşamada ısınma oyunlarından yararlanılır. Çeşitli teknik ve yöntemler kullanılarak oyun aşamasında belirlenen konu üzerinde, gönüllü üyelerle çalışılır. Çalışmalar sırasında grup üyeleri de birçok rol alarak çalışmaya, çalışan üyeye ve kendilerine önemli  katkılarda bulunurlar. Gönüllülük ve gizlilik esası temel alınarak çalışmalar yürütülür, eyleme ve yaşantıya dayalı yöntemler kullanılır.
Yaşantı grupları 10-12 kişiden oluşur. Haftada bir kez 2 saatlik toplantılar şeklinde, 10 haftalık bir çalışmayı kapsar.
Psikodramayı yaşamak, kendinizi geliştirmek, büyütmek ve içsel dünyanıza bir yolculuk yapmak için sizleri bekliyoruz.
Grup çalışma saatleri, grup oluştuktan sonra belirlenecektir.
Lider: Suna Çetin
Psikolojik Danışman, Psikodramadist, Aile Danışmanı
 
ÖZGEÇMİŞİ
    1967 yılında Amasya’da doğdu. 1990 yılında Hacettepe Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümünden mezun oldu. 1993 yılından itibaren çeşitli okullarda “Psikolojik Danışman” olarak görev aldı. Milli Eğitimi Bakanlığı’nın Psikososyal Okul Projesi, Sosyal Beceri Eğitimi, Kriz Müdehale Ekipleri projelerinde çalıştı ve konu ile ilgili birçok eğitimler verdi. Milli Eğitim Bakanlığınca açılan; Sınav Kaygısı, Mesleki Rehberlik, Sosyal Beceri Eğitimi, Ana-Baba Eğitimi, Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapiler, 7-19 Yaş Aie Eğitimi, Yaratıcı Drama, gibi birçok eğitimlere katılarak, okullarda bu alanlarda çalışmalar yaptı. Başkent Üniversitesi’nin açmış olduğu 100 saatlik Aile Danışmanlığı Temel Eğitimi’ne katıldı. Hasan Kalyoncu Ünivesitesinden 475 saat Aile Danışmanlığı Sertifika programını tamamladı. İstanbul Psikodrama Enstitüsü’nde 2003-2006 yılları arasında temel aşama ve  2009-2012 yılları arasında üst aşama psikodrama eğitimlerini Uzm.Psk.Danışman,Psikodrama GrupTerapisti ve Eğitimcisi Deniz Altınay ve Uzm.Psikolog, Psikodrama Grup Terapisti ve Eğitimcisi  Neşe Karabekir’den alarak Psikodrama Grup Psikodramatisti ünvanını aldı. Eğitimi sırasında, Gong Shu, Paul Holmes, Marcia Karp, Louise Lipman  gibi uluslararası üst düzey terapistlerle çalıştı. İstanbul Doğum Akademisi tarafından düzenlenen “Aktif Doğum Eğitimi” ve “Doğuma Hazırlık ve Nefes Çalışmaları” eğitimlerini aldı.  Halen bireysel ve grup  terapileri çalışmalarına devam etmektedir.
 
PSİKODRAMA
    Psikodrama, 20. Yüzyılın başlarında, Jacob Levi Moreno tarafından geliştirilmiş olan, tıpkı tiyatrodaki gibi sahneyi ve rol oynama tekniklerini kullanan bir psikoterapi sistemidir. Gücünü insanın özünde var olan, spontanite ve eylem becerisinden alır. Moreno’ya göre her insan yaratıcı bir potansiyel ile doğar ve yeterince spontan olabilirse bu potansiyeli hayata geçirebilir. Bu dönüşümün yolunu açan en önemli kanal, insanın bedenini kullanarak eyleme geçmesidir. Eylem ile insan, duyum ve duyguların serbest kalması sayesinde bilinç duvarlarını aşarak gerçeği yeniden keşfeder. Psikodrama sözcüğü, “psişe” ve “drama” kavramlarının birleşiminden oluşur ve Moreno’ya göre psikodrama “gerçeğin eylem yoluyla yeniden keşfedilmesi”dir. Klasik terapilerde anlatıma dayalı yöntemler yerine “anlatma yap”, “anlatma yaşa” ilkesinden yol alarak insanın tüm fonksiyonları ile var olmasının anahtarını oluşturur.
    Psikodrama, kişileri hayatlarındaki olaylar hakkında konuşmakla yetinmek yerine, onları yeniden canlandırmaya yönelterek,  araştırmayı sağlayan bir yöntemdir. Canlandırmada öne çıkartılması gereken yalnızca dış davranışlar değil,  aynı zamanda ve daha önemlisi, o olayların psikolojik yanlarıdır. Bunlar dile getirilmemiş düşünce ve duygular,  orada olamayan kişilerle karşılaşmalar,  başkalarının neler hissedip düşüneceklerine dair hayallerin temsili,  gelecekteki olasılıkların göz önüne getirilmesi ve sorunun çözümü için birçok yolların denenmesidir. Psikodramada eylem yoluyla bedenden gelen mesajlar anlamlandırılır ve kişilerin kendileri ile ilgili önemli bilgilere ulaşmaları sağlanır. Psikodrama canlandırmalarında, kopuk unsurları bir araya getirme deneyimleri yaşanır, eylem açlığı giderilir ve  bu sayede iyileşmenin gerçekleşmesine yardımcı olunur.
    Sosyometri ve onun bir uzantısı olan psikodramanın kurucusu J.L. Moreno, genç bir hekim olarak, Birinci Dünya Savaşı sonlarına doğru Viyana yakınındaki Mitterndorf mülteci kampının bakımı ile görevlendirildiği dönemde, kampta yaşayanların davranışları gözlemlemiş ve yaptığı çalışmalarla sosyal ilişkiler konusunda önemli verilere ulaşmıştır. Psikodramanın tarihsel kökenleri Viyana bahçelerinde, tiyatro sahnelerinde ve terapi odalarında saklıdır. Moreno çocuk oyunlarından ve bu oyunların yaratıcıları olan çocuklardan ve onların spontan keşiflerinden son derece önemli bilgiler elde etmiştir.  Çocuklar Moreno’nun ilk psikodramatik konularıdır. Çocuklar konuşmaktan ya da onlara hikaye anlatılmasından öte, yapmakla daha büyük tatmin buluyorlardı. Aynı şey yetişkinler için de geçerliydi. Çocuklar kadar başarılı olmasalar bile, bu durum Moreno’nun bir terapi modeli geliştirmesinde ilham kaynağı oldu. Çocuklarla yaptığı çalışmalar ve etkileşimler, bu terapötik sistemin oluşturulmasında  önemli bir temel oluşturmuştur.
    Psikodrama üç aşamadan oluşur. Bunlar; Isınma, oyun ve paylaşımdır. Isınma, bireyin iç dünyasının harekete geçmesi için gereklidir. Bu aşamada kullanılabilecek yüzlerce ısınma oyunu mevcuttur. Isınma oyunu oynanırken, gruptan bir ya da birkaç kişi, diğerlerinden daha fazla ısınacak ve kendi dünyasını açmaya, bir başka deyişle çalışmaya hazır hale gelecektir. Daha sonra oyun aşamasına geçilir. Bu aşamada kişilerin ortaya getirdiği her durum ele alınır, grup üyelerinin yardımıyla da ortaya getirilen olaylar ve durumlar canlandırılır. Psikodramayı ilk kez deneyimleleyenleri bazen hayrete, bazen şaşkınlığa, bazen öfkeye ama her zaman yoğun bir etkilenime maruz bırakır. Bu ise psikodramanın gerçekten de herkese dokunduğudur. Paylaşım aşaması ise, ortaya çıkan durum ile ilgili verilerin toplandığı ve son şeklinin verildiği bölümü oluşturur. Grup üyeleri, aldıkları rollerde neler yaşadıklarını anlatarak rol geri bildirimi verirler. Kendi yaşantıları ile ilgili paylaştıkları da özdeşim geri bildirimi olarak adlandırılır. Yapılan paylaşımların tümü, çalışan kişi için farkındalık oluşturma, iç görü kazandırma, anlamlandırma yönü ile önemli  katkılarda bulunmakta ve bireyin grup içinde tedavisini sağlanmaktadır.